Mehmet Ballı, Yazar, Editör, (Tarihi Romancı). / . İşletme okudu ve halen Türk Dili ve Edebiyatı Okuyor. / . İlk öyküsü 1993 yılında Türkiye Gazetesi'nde yayımlandı. Halk Edebiyatı Dergisi başta olmak üz... [Devamı]

Mehmet Ballı hakkında

Mehmet Ballı, Yazar, Editör, (Tarihi Romancı). / . İşletme okudu ve halen Türk Dili ve Edebiyatı Okuyor. / . İlk öyküsü 1993 yılında Türkiye Gazetesi'nde yayımlandı. Halk Edebiyatı Dergisi başta olmak üzere; birçok Kültür Sanat ve Edebiyat Dergileri ile İnteraktif Gazete ve İnternet Medyasında yazıları yayımlanmakta. Halen gönüllü olarak Halk Edebiyatı Dergisi Editörlüğü görevlerini yürütmekte. / . İlk Türkçe elektronik kitap iETT Fıkraları (2008) yapan ve yayımlayan kişi Mehmet Ballı oldu. / . 2012 yılından itibaren, MEB'in "Yazarlar Okullarda" projesi kapsamında, ortadereceli okullarda "Okumada Seçicilik" ve "Tarihi Roman" konulu söyleşi/seminerler vermeye başladı. / . İlk eseri, İETT FIKRALARI kitabı 2009 yılında kişisel yayınlardan çıktı. Bu kitap, toplu ulaşım araçlarında geçen mizansen olayları konu edinmekte. Yazar, bu kitabındaki ince, doğal ve yerli üslubuyla tanındı. /. 2011 yılında ENGERE Tarihi Romanı çıktı. 'Küllerinden Doğan Bir Neslin Gerçek Hikayesi'ni anlatan yazar; Kurtuluş Savaşı yıllarında Yalova ve çevresinde yaşanmış dramatik olaylardan birini tarihi roman dilinde kaleme aldı. /. 2013 yılında METAMORFOZ Tarihi Romanı çıktı. "Bütün Kentler Ölümlüdür İstanbul Hariç!" diyen yazar; tarihi bitpazarlarını araştırarak İstanbul’un yakın tarihinin sosyo-ekonomik ve kültürel kesitini ve dolandırıcılığın filozofluğundan insanı kamile ulaşan bir ademin şehir ile iç içe geçirdiği dönüşümü kaleme almakta. / . 2015 yılında, Kırkikindi Yağmurları Naturalist Öykü kitabı çıktı. "Kırkikindi Yağmurları kitabını okuduktan sonra içinizde; ‘Şehirden köye kaçma hissi’nin uyandığını fark edeceksiniz…" diyen yazar, bu eserinde; 1555’de başlayıp 2090 yılına uzanan âsude bir hayatın öyküsünü anlatmakta.... / . Ayrıca, kurduğu www.mehmetballi.com kişisel web sitesinden; araştırmış olduğu birçok İlmi, Dini bilgileri ve sosyal hayata dair yazdığı edebi eserleri okuyucularının istifadesine ücretsiz olarak sunmakta. Evli ve 2 delikanlı babası olan Mehmet Ballı; Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), Türkiye Dergiler Birliği (TURDEB), Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) aktif üyesidir. daha fazla bilgi için : http://www.mehmetballı.com

Dergilere Yazı Gönderme Adâbı

Dergilere Yazı Gönderme Adâbı!

Yazma işi ciddi bir iştir. Dergilerde yer bulmak iyidir, bir edebiyat dergisinde yazmak ise önemlidir. Çünkü dergiler edebiyatın mutfağıdır, acemi yazarların pişmesi ve usta yazarları tanıması için.

Yazarlığın bir sertifikası yoktur, ölçüsü de… Eğer her Edebiyat Fakültesinden çıkan yazar olsaydı, kalıplaşmış bir düzenden ileri gidilemezdi. Edebiyatta budur zaten; özgün olmak, sınırları aşmak, farlı ve yeni şeyler üretmek…

Peki, gerçek yazar ne demek?
Cevap şöyle:
Edebiyatın kabul ettiği kurallara göre yazan gerçek ve kalıcı ‘Yazar’dır. Gerisi boşa giden emek, zaman ve hevesten öte gidemez…
Bunun üç yolu vardır:
1-Acemilik dönemi; yani doğru ve düzgün yazı nasıl yazılır o öğrenilmeli… Türkçe imla kuralını hallederek, Hikaye, şiir… gibi kendine bir alan belirleyip o alanla ilgili bol kitap okunmalı…
2-Çıraklık dönemi: Neyi nasıl yazacağını bilmeli. Yani kuralında yazmalı, Makale yazacaksa makalenin ne olduğunu nasıl yazıldığının tekniğini öğrenmeli. Roman yazacaksan Romanın tekniğini, hikaye yazacaksan hikaye yazmanın tekniğini bilmeli, öğrenilmeli…
3-Ustalık dönemi: Usta yazar nasıl olunur, usta yazarlar kimlere denir, gibi suallerin cevabını bulup, yazı yazdığı alanla ilgili usta yazarı inceleyip, yazdığı edebi tür ile ilgili her şeyi öğrenmiş olmalı.
Bu konuda tecrübelerimizi aktarmak için “özgün yazarlık atölyesi’ diye tamamen ücretsiz bir web sitesi de açtık…

Şimdi ben sizi ‘acemi’ kabul edip,  iyi bir ‘çırak’ olmanız yolunda tavsiyelerde bulunarak, bir dergiye yazı nasıl gönderilir basit kuralları sıralayayım. Sonrasında ‘Usta’ olmaksa sizin gayretinizde…

Öncelikle imlâ kurallarına riayet etmek.

* Dergiye ilk defa yazı gönderen kişi, kısa bir öz geçmişini de eklemeli.

* Çalışmalar, Derginin e-posta adresine gönderilmeli.

* Yazılarınız Arial yazı tipinde ve 12 punto olarak ayarlanmış hali ile gönderilmeli.

* Yazının başlığının sadece baş harflerinin büyük olması gereklidir.
                     Örnek:  “Bir Garip Tohum ” konu başlığı.

* Adınız ve Soyadınızın sadece baş harfleri büyük olmalı; şiirde en alt sağ köşede, diğer yazılarda ise yazının en başında yazılmalı.
                Örnek: “Mehmet Ballı” yazar adı soyadı

* Konuşma diyalogları bir tab tuşu aralığında olmalı. Yani 8 karakter ara tuşu. Ve konuşma diyalog cümleleri kesme işareti kullanılmalı. Öncesinde ise noktalı virgül değil iki nokta üst üste konmalı

                Örnek: Ahmet dedi ki:

                – Haydi konuş!..

* Paragraf girişleri bir tab tuşu aralığı kullanılmalı.

* Alıntı söz ve cümleleri, italik değil tek ya da çift tırnak içerisinde yazılmalıdır.

* Yazınız dergiye gönderilmeden önce en az üç defa okunmalı, mümkünse güvendiğiniz birine daha okutulmalı.
* Türkçe imla kurallarına uyulmalı. Yani cümle büyük harfle başlanmalı, nefes alınacak yerde virgül konmalı, cümle sonunda ise nokta, ünlem, soru işareti konmalı. Bu işaretlerden önce değil sonra bir ara boşluk verilmeli. Bu konu basit gibi duruyor ama en çok karşılaştığımız hatalar bunlar! Çünkü Ofis Word programı hatanızı gizleyebiliyor, dergi tasarım İndizayn programı bunu affetmiyor! Yani eğer noktadan sonra bir ara vermemişseniz, dergi tasarımında cümle nokta ile başlıyor! Dolayısıyla tasarımcı grafikle mi uğraşsın, yoksa sizin imla hatalarınızı düzeltmekle mi, değil mi?

 

Birde dergilerin yayın politikası gereği uyulması gereken kurallar vardır, genel itibariyle:

* Kendine olduğundan daha fazla anlam yükleyen kibirli veya kaprisli insanların yazısı dergilerde pek yer bulamaz…

* Edebiyat Dergilerinde siyasi, ideolojik ve millî değerlere saygısızlık ya da hakaret içeren yazılar yayınlanmaz. Bu türden yayın yapan dergilerde pekâlâ değerlendirilebilir.
* Dergilerde gelen yazılar iade edilmez. Fakat yazıların yayınlanıp yayınlanmadığı genellikle takibi yazar aittir. Bunun dışında eserinde kâh emek olan, kâh edebi bir değer taşıyan, edebiyatı önemseyen insanların yazıları ileriki sayılarda mutlaka dergilerde kendine yer bulacaktır.

Son bir not; Sizin önemsemediğiniz bir yazıyı başkalarının önemsemesini beklememelisiniz!


Tüm bunların yanında son zamanlarda şöyle bir zorluklarla da karşılaşıyoruz:

Öyle yazılar geliyor ki biz dergi editörlerine; Şiir mi, Hikâye mi, Deneme mi? Yazının ne tür olduğunu ayırt etmekte zorlanıyoruz. Duygular iç içe geçmiş bir durumla karşı karşıyayız. İşte Dergi Editörleri olarak bir görevimizde iç içe girmiş bu duyguları kuytudan çıkartarak edebiyata ve edebiyatçılara yön verme misyonumuz var…

Bir Dergiye gönderilen yazıyı, Editörün dikkate alabilmesi için önce yazıyı gönderen yazarın kendini ciddiye alması gerekir;
Bir insan, dergiye yayımlanması için yazı gönderiyorsa, belirli bir kıvama geldi demektir. Yani en azından ilköğretimde 5 sene, orta öğretimde 3 sene Lise de 4 sene almış olduğu eğitim neticesinde bir kompozisyon türünde ‘Deneme’ yazacak seviyede olmalıdır. İmla kuralıda böyle…

Hem Dergiye yazı gönderiyor hem de imla kuralına dikkat etmiyorsanız, işinizde ciddi değilsiniz demektir.! Biz usta yazarlardan böyle işittik. Aksi halde Devletin 12 sene boyunca size verdiği eğitime yazıktır, Türkçe öğretmenine de… Mehmet Ballı

—————————————
'Sitemizde yazılan tüm yazılar Bizimedebiyatimiz.com yazarlarına aittir.Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.'

Bu yazı Haber, Makale kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir