Şenol Tombaş, Ordu, Ünye’de doğdu. Anadolu Üniversitesi Radyo ve TV. Prg. Okudu. Anadolu Radyo’da “Halk Edebiyatı” programını hazırlayıp sundu. Hikâyeleri Hurufat, Merhaba, gibi pek çok edebiyat dergilerinde ya... [Devamı]

Edebiyat Sadece Edebiyat Değildir

resim_1396623604_4 (1)
50.Kütüphane haftası dolayısı ile 3 Nisan 2014 Tarihinde Yazar Şafak Ergün ve Yazar Şenol Tombaş’ın konuşmacı olarak katıldığı “Kütüphanede Edebiyat” adlı söyleşi Gaziosmanpaşa İlçe Halk Kütüphanesinde gerçekleşti. Toplantıya ilgi bir hayli yüksekti.
İlk olarak Tombaş konuşmaya başladı. Katılımcıları selamladıktan sonra edebiyatın önemine ve yazarların hayatlarından, yazmanın püf noktalarına kadar pek çok hususa değineceğinden bahseden Yazar: Şenol Tombaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Edebiyat sadece edebiyat değildir, kuşaktan kuşağa aktarılan bir mirastır. Burada ailelere de çok iş düşüyor. Kendi folklorumuzu olabildiğince çocuklara aktarmamız ve aşılamamız gerekir. Öncelikle işe buradan başlamalıyız.
Yazarlık size görmeyi öğretir veyahut şöyle söyleyeyim: Üçüncü bir gözle hayata bakmayı öğrenirsiniz. Yazarlıkta, doğuştan yetenek önemlidir fakat bu yeterli değildir. Yetenekli ama hayatta başarısız bir sürü insan var. Yani işin özü istemek ve çok çalışmaktan geçiyor. Sanatta hızlı bir dönüşüm beklememek gerekir yoksa hayal kırıklığı yaşayabiliriz. Zira her şeyde olduğu gibi yazarlığın öğretilemeyen tarafı sabırdır.
Ustalardan ustalığı öğrenmek gerekir fakat usta-çırak ilişkisi günümüzde pek mümkün olmadığını görmekteyiz. Bu boşluğu da “Yazarlık Atölyeleri” doldurmaktadır. Buradan mezun olan herkes yazar olmasa da bilinçli bir okur ve eleştirmen olabilmektedir. Yetenek var ise zaten insanı dürter ve yazmadan rahatlayamazsınız. Bende de bu böyle olur yani yazamaya mecburum. Yalnız, yazmayı seviyorum ayrıca…  Zaten yazarlar her işte tutunamaz. Maalesef sanata ülkemizde bir hobi olarak bakılıyor. Hâlbuki değil sanatta bir ömür; asırlar yetmez usta olmaya. Her öyküme bir acemi gibi başlarım. Oldum diyen meyve çürür. Bilindiği üzere bir yazar kalemiyle geçinmesi çok zor ülkemizde fakat imkânsız değil. Ben çok şükür kaleminden geçiniyorum. Bizatihi bunun için yola çıkmıştım. Çünkü başka hiçbir şey de tutunamıyordum. İnşaatta çalışırken el arabasını ters çevirip çok yazı yazdığım oldu. Bu yüzden bir sürü işten kovuldum. Çevreden de ‘Bir baltaya sap olamadı’ diye çok söyleyenler oldu. Zira kimse benim içimdeki yangını bilmiyordu. Şimdi çok şükür bir şeyler başardıkça insanların bu bakış açıları da değişti. Hep şunu düşünürüm: ‘Ya hayallerinin peşinden gideceksin ya da sana dayatılan hayatı yaşayacaksın ’ben bedeli ne olursa olsun hayallerimin peşinden gittim, bundan da pişmen değilim. Şartlara yenilen Fatih olamaz. Güzel bir edebiyat eseri sizi ölümsüz yapabilir. Ayrıca yazmak ciddi bir iş olmakla birlikte sizleri sosyalleştir. Stresinizi azaltır ve kendinizi daha iyi tanımanızı sağlar.
Yazarların hayatları zor geçmiştir. Sürekli gözlem, üretmek kolay değildir. Bunu kaldıramayan yazarlardan intihar ederek hayatına son veren yazarları dahi görmekteyiz. Fakat bu böyle olmakla birlikte, bunu bir işkenceye değil; eğlenceye dönüştürmemiz gerekir. Bir insan bir kez yazıp mutlu olduysa yazmadan artık mutlu olamaz zaten” diye konuşmasına son veren yazar katılımcıların çeşitli sorularına cevaplar verdi ve alkışlarla mikrofonu Yazar Şafak Ergün’e verdi. Ergün dinleyicileri selamladıktan sonra hazırlamış olduğu şiirlerinden seçtiği eserlerini okudu. Ayrıca “ şiirin her yerde olduğunu” söyleyen yazar Kütüphane Müdürü Cemalettin Taşkın’a çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Ve alkışların ardından fotoğraf çekilmesiyle program son buldu.
Haber: Ayşe Çetin

 

Bu yazı Edebi Türler, Edebiyat, Genç Edebiyat, Haber, Halk Edebiyatı Dergisi, Hatıra Defteri kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir