Şenol Tombaş,01.11.1975’de Ordu’nun Ünye ilçesinde doğdu. Liseyi “ Sosyal Bilimler” alanından bitirdi. Anadolu Üniversitesi Radyo ve TV. Prg. Okudu. Anadolu Radyo’da “Halk Edebiyatı” programını hazırlayıp sundu... [Devamı]

Şenol Tombaş hakkında

Şenol Tombaş,01.11.1975’de Ordu’nun Ünye ilçesinde doğdu. Liseyi “ Sosyal Bilimler” alanından bitirdi. Anadolu Üniversitesi Radyo ve TV. Prg. Okudu. Anadolu Radyo’da “Halk Edebiyatı” programını hazırlayıp sundu. Bir süre “Elif” dergisinde çalıştı. Bilge Kültür Sanat Yayınevi’nde editörlük yaptı. Yaklaşık on beş yıldır-yazı atölyelerinde-yazı türlerini inceleme ve teknik çalışmalarda bulundu. Bilhassa“öykü” merkezli çalışmalar yaptı. Yazar, Beyoğlu Belediyesi “Turabibaba Kütüphanesi’nde ve Kültür Bakanlığı’na bağlı “Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi”nde ve İSMEK’te,“ Yazarlık Atölyesi” hocalığı yapmaktadır. İki ayda bir yayınlanan; Halk Edebiyatı Dergisi’nin imtiyaz sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni’dir. Yazarın, ilk öykü kitabı “ Bu Bahar Sonbahar” Çağrı Yayınları’ndan neşredilmiştir. Diğer kitapları: “Aynaya Yazılan Mektuplar”(hikâye) ve “Kibirli Güneş” (masal) “Halk Edebiyatı Dergisi Yayınları’ndan çıkmıştır. Ayrıca Tuna Yayınları’ndan neşredilmiş Osmanlı Tarihi üzerine de yazmış olduğu eserleri bulunmaktadır; sırasıyla: Safiye Sultan’ın Murad’ı(roman) Boğdurulan Şehzadeler(hikâye) Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Selim, Sultan II. Abdülhamid/ senoltombas@hotmail.com www.senoltombas.com www.halkedebiyatidergisi.com www.bizimedebiyatimiz.com

Kurtuluş Savaşı Yeni Kazanılmıştır

1822389631732

Kurtuluş Savaşı Yeni Kazanılmıştır

Tanklar her şeyi ezse de halkın iradesini ezemez. Bundan böyle halkın gücü bayrağımız gibi tüm semayı kaplayacaktır. Yıldızlar adalet saçıp “güneş” başkan olacaktır. Baş olmadan gövde var olamaz, ülkemiz başını ve baş tacını bulmuştur. Öyle ise maziyi hatırlayıp kurtuluş savaşını daha yeni kazandığımızı fark etmeliyiz. Fakat fetih bir kere kazanılan bir zafer değildir; mütemadiyen devam etmeli ve bunun için de derdimiz olmalı ki her daim bileğimiz bükülmesin. Ruhsuz insan ayakta duramaz. Âdemoğlunun vicdanı öldü mü savaş orada biter… Biz, bugün insanlığın vicdanı bir milletiz, bunu gözünüzün gördüğü memleketin her karış toprağında görebilirsiniz ama görürseniz…

                                            *

Şeytan bu sefer vesveseyle gelmiyor da Pensilvanya'dan direk emirlerle halkın, Hakk’ın iradesine darbe girişiminde bulunuyor. Bu milletin abdesti sağlamdır; şeytan eşkere gelse de kim korkar? Darbe, teröristleri son bitirici darbeyi kendilerine yapmıştır. Halkın iradesi bu vahşetten güçlenerek çıkmış ve şeytan cehennemi boylamıştır. “Şehitler ölmez, vatan bölünmez.” Peki, bunu bile bile siz neyin peşindesiniz?

                                         *

Biz, Halk Edebiyatı Dergisi olarak bu ahvalin kültür savaşı kısmını evvelce omuzlamıştık. Medeniyetine, kültürüne, insanına tepeden bakan ve ülkenin önemli noktalarını ele geçirmiş bu hainlerle mücadelemiz çok önceden başlamıştı. Yeni nesil köprüsü olarak, her türlü yokluğa karşı direndik ve dergimizi 13. sayıya ulaştırdık. Gücümüz bu kadarına kâfi geldi; belki gün gelir daha fazlalarına da yeter. Bizler bu ülke kültürü için gece-gündüz özveriyle çalışırken birileri hiçbir şey yapmadığı halde bu vatanın hem şöhretine hem de servetine de sahip oldular. Tabii biz işimizi Allah rızası için ve ibadet aşkıyla yapıyoruz, asla paranın, şöhretin peşinde olmadık. Bu saydıklarımın hepsi fanidir fakat hizmetlerimiz hayır duası olarak bakidir. Bize de bu kafidir. Ne yazıktır ki yakın zamana kadar, özler, “üvey” iyiler “kötü” kötüler “iyi” olarak anılıyordu. Anlayacağınız dava “davarların” elinde idi. Bu ülkede insanlar, yanlışa bilinçli olarak teşvik edilirdi amma doğrunun, namuslunun önüne de binlerce engel koyarlardı. Üstelik sınavlarda ve kurumlarda da insanımızın zekâsıyla dalga geçtiler… Velhasıl bizi biz yönetmiyorduk. Bunu askeriyeyi ve pek çok kurumları gözlemlediğimiz zaman aşikâr görüyorduk. Şöyle ki sağlıklı her erkek askere gitmiştir, biz vatan nöbetine “peygamber ocağı” diye giderken, duymadığımız hakaret, yemediğimiz küfür ve de dayak kalmamıştır. Bilinçli olarak psikolojik yıpratma, sindirme politikası uygulanmıştır. Ülkemizde de kadınların kimi zaman daha cesur olmasının altında bile zannımca bu yatıyor çünkü onlar askerlik yapmadıkları için bu pasifleştirme çarkından geçmediler. Fakat  kurum ve kuruluşlardaki gerçek vatanseverleri tenzih ederim. Onlar hep vardı ama dürüstlük bir işe yaramıyordu üstelik böyle bir sistemde de başa bela oluyordu. İşte aşağılanmış, hor görülmüş bu milletin sanatına, edebiyatına da iyi bakılacak değildi, değerlere küfreden insanların  yakın zamana kadar bu ülkede baş tacı edildiğini biliyoruz. Fakat gün geldi hepimizin yerine dövüşen bir babayiğit çıktı. İşte o cengâver Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dı. Samimiyet en büyük keramettir eğer Cumhurbaşkanımız bu kadar samimi olmasaydı bu şeytanların hainliklerinden güçlenerek çıkamazdı. Halk, o irfan tarafını gösterdi hem Cumhurbaşkanına hem de demokrasiye ve de en önemlisi iradesine sahip çıktı; bundan böyle de çıkacaktır… Birkaç yıl önce dergimizin evraklarını yaptırırken Cumhuriyet Başsavcılığı’na gitmiştim, savcının kapısında uzun süredir beklediği belli olan, bir vatandaş-tabii savcının odadan kahkaha sesleri geliyor, yani içeride lak lak yapıyor-adam en sonunda dayanamadı ve kapıyı açıp savcıya:

-Savcı Bey, bir saattir sizi bekliyorum, umurunuzda değil, sizin gibilerin hakkından Tayyip Erdoğan gelir, dedi.

Bunun gibi pek çok manzaraya çoğumuz maruz kalmışızdır. İşte, yukarıda anlattığım gibi insanına tepeden bakan, umursamayan, hatta alay eden kurum ve kuruluşlardaki iç ve dış unsurlarla bugün hepimizin yerine kavga eden Sayın Cumhurbaşkanımız sayesinde hem değişmeye hem de dönüşmeye başlamıştır. Fakat her şeyi bir kişiden beklememek lazım, her birimiz bir ucundan tutup bu zihniyetleri bütün ülkeden temizlememiz ve toplumsal, kurumsal ahlakı yeniden inşa etmemiz icap eder. Bilinmelidir ki bu temizlikler sayesinde ülkenin sahibi olacağımız ortadadır. Velhasıl tüm dünya mazlumları adına dövüşen Sayın Cumhurbaşkanımıza ve dava arkadaşlarına daha çok destek çıkmalıyız. Onlar halkın yüreğinin birleşmiş halidir.

                                                     *

Kurtuluş savaşı yeni kazanılmıştır. Halk, meşrutiyetin ilan edildiği günden beri demokrasiye ve iradesine bu denli sağlam sahip çıkmamıştır. Esasında Türk Milleti, cumhuriyeti yeni benimsemiş ve demokrasiye sahip çıkmıştır. Demokrasinin anlaşılmasında ve oturmasında Ak Parti’nin payı çok büyüktür. Bu güne kadar atılan iftiraların yersiz olduğuna da bir kez daha şahit olduk.

 II. Abdülhamid meşrutiyetin anlaşılması için çok uğraşmıştır fakat kafa olarak o vakit bunu tam manasıyla idrak edemeyen milletimiz bugün padişahın da hayalini gerçekleştirmiştir. Halkın iradesi Hakk’ın iradesidir. Demokrasi demek İslam karşıtlığı demek değildir, demokrasinin oturması ise; adalet, eşitlik, özgürlük ve daha sosyal bir devlet demekse bu bizatihi İslam’ın özüdür. Tabii bizim demokrasi anlayışımız  Batı’dan farklı olmalıdır. Kendi medeniyetimizin ve kültürümüzün özünden süzüp oluşturmalıyız yeni hukuk sistemimizi. Mamafih doğrular tek değildir, bir binanın kaç tane penceresi vardır. İşte, böyle bakarsak sorun kalmaz, çatışacağımız mesele de kalmaz. Birlik, varlık demektir. Nitekim hukuk dinden doğmuştur, dini emirlerle çelişen kanun maddelerine şüpheyle yaklaşmak gerekir. Zirve akıl Allah’ın yaratıcılığıdır, insan bir güzellik yakalıyorsa ancak onun nimetinden bir keşif yapmış olur. Peygamberler de bu üst aklı taşımışlardır. İnsanlığın yine varacağı nokta burasıdır çünkü bunun üstüne çıkma kapasitesi yoktur. Demokrasiden, çoğulculuktan korkmamak lazım ama bunun kendi içinde bir tekliği de mevcuttur zaten. Esasında tartışmayı öğrendiğimiz gün ülkemizde taşlar yerine kendiliğinden oturacaktır.

                                                   *

Bu kalleşçe tasarlanmış darbe girişiminde şehit olan kardeşlerime Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı, sabır diliyorum.  Zafer milletindir!..

Şenol Tombaş

—————————————
'Sitemizde yazılan tüm yazılar Bizimedebiyatimiz.com yazarlarına aittir.Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.'

Bu yazı Deneme, Haber kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir